8th
Evet, (maalesef ki) aradaki okyanus yüzünden, Günaydın Şarkıları serisine (ne mutlu ki) devam ediyoruz. Sabahlarını güzel müzikler eşliğinde şenlendirmek veya bu müzikleri sevdiğine— günaydınlar niyetine—dinletmek isteyenler şuraya tıklayarak işe başlayabilirler tabii ki: http://8tracks.com/armish.
Dünkü öykünün resmi müziği olarak ‘Ayurveda‘dan ‘End Is Yours‘u dinlemeye ne dersiniz?
Müzik, benim için en az koku kadar önemli bir hafıza çağırıcı. Nasıl ki alınan bir koku insanda nostaljik duygular çağrıştırabiliyorsa, çok benzer şekilde dinlediğim müzikler de bende aynı ve de kuvvetli etkiyi yaratabiliyor. Bazı şarkılar var mesela hayatımın dönüm noktalarını hatırlatan, ya da diğer bazı şarkılar var ki sabah kalkıp da kahvemi koyarken (ne kadar kötü bir durumda olursam olayım) beni mutlu eden.
Bir de tabii, benim çok kötü bir huyum var: çok beğendiğim bir şarkıyı ve bana hissettirdiklerini, sevdiğim insanla paylaşma arzusu. Bazı insanlar var, anlamaz bu paylaşma isteğini, gereksiz ve de anlamsız bulur. “Sadece bir şarkı,” der geçerler. Oysa ki yoğun bir şeydir bu, öyle yabana atılmaz. Yabana atılınca hayal kırıklığı yaratır, atılmazsa karşılıklı ilişkiyi güçlendirir.
Neyse… Pınar‘ın yapması gereken bir staj yüzünden aramıza koskoca bir okyanusun girdiği bir zaman diliminde, birbirimize günaydın şarkıları göndermek gibi güzel bir ritüele sahiptik. Bu şarkılar birike birike sonunda güzel bir arşive dönüşüverdiler. O günleri hatırlamak, tekrar tekrar mutlu olabilmek için bunları alıp 8tracks adlı güzide sitede albümlere paylaştırdık; ola ki siz de sabahlara güzel şarkılarla merhaba demek veya sevdiceğinize küçük bir armağan vermek isterseniz, sizleri şöyle alabiliriz mesela: http://8tracks.com/armish.
Özlem Tekin’in yeni albümünde bir tek bu şarkı (Kimse Bilmez) olmuş, gerisini de sevemedim zaten.
Bu şarkı da dün yayınladığım öyküme fon müziği olsun bence. Umarım, öyküyü okuyunca siz de benim bu şarkıyı ve anlattıklarını dinlerken hissetiklerimi hissetmişsinizdir.
“Fever Ray“den “Keep the Streets Empty for Me”.
Reel Analiz sınavı geçti gitti, o yüzden bu sefer şöyle kıpır kıpır bir şeyler dinlemek lazım gelir. Bu seferki şarkı “Unmade Beds” filminin güzel sahnelerinden birinde de çalan, “Good Shoes“dan “We are not the same”.
Bu şarkıdan tam keyif alabilmek için, böyle ayağa kalkıp ellerinizi-kollarınızı sallaya sallaya hareket etmeniz gerekiyor neşeyle—benden söylemesi.
“Bob Dylan” ve şarkısı “The Times They Are A-Changin’” bir başkadır tabii, ama bunlar bir de Watchmen‘in muhteşem açılışı ile bir araya gelince her şey gerçekten bambaşka oluyor. Öyle değil mi?
Ve son olarak, sevgili Pınar’ın önerisiyle okuduğum son iki kitabın (yani Bir Gün Tek Başına ve Sıcak Külleri Kaldı‘nın) da verdiği farkındalık çerçevesinde, ben de sizlere klibin sonundaki soruyu tekrarlayayım:
Who watches the Watchmen?