31st
Tumblr ve insanları
Tumblr’a üye olup da ciddi ciddi insan takip etmeye başlayalı bir yıl olmuş. İlk başlarda bayağı yabancı ülkeden insan takip ediyorduysam da, sonradan Tumblr üzerindeki Türk topluluğundan daha çok keyif aldığımı fark edip, takip ettiğim insanları buna göre seçmeye başladım. Öyle böyle derken ~600 insanı takip eder olmuşum, ~500 insan kadar da beni takip eder olmuş. Hey gidi hey…
Bana gelince… Her ne kadar çoktandır buraya bir şeyler göndermiyor olsam da, taslaklarda birikmiş ve bitirilmeyi bekleyen bir takım yazılar mevcut—sanırım gönderilmeye hazır olmaları için birazcık içselleştirme zamanına ihtiyaçları var. Yine de Tumblr’ı sıkı bir şekilde takip etmeye devam ediyorum, günde 40-50 sayfa gönderi düşüyor sayfama. Her birine (özellikle uzun olanlarına) tek tek bakıp, beğendiğim şeylerin arşivini tutmak günün dinlencesi oluyor bana. Bir sürü güzel yazan, bir sürü saçmalayan, bir sürü şahane fotoğraf paylaşan, bir sürü Türkçe’yi dahi kullanamayan, bir sürü bir sürü insan… En başından beri, buradaki topluluğun değişimini izlemek de eğlenceliydi doğrusunu söylemek gerekirse, ama eskiden güzel şeyler üreten ve yazmayı bırakan insanların, şimdilerde yeni katılıp da gereksiz işler yapan (veya çoğunlukla çalan) insanlardan sayıca fazla olması üzücü.
Neyse, asıl şey diyecektim: hani bazen denir ya, “ah şu duvarların dili olsa da konuşsalar,” diye. Hah, işte tam öyle, görmüş geçirmiş, kültürlü ve o yüzden de çok güzel şeyler yazacaklarına inandığım iki şahane insan daha katıldılar Tumblr ekibine: PINPINPINN ve Gonencus. Kendilerini izleyiniz ve de izletiniz diyorum ve sizi, bana verdikleri bu cici pozla baş başa bırakıyorum. Umarım kısa zamana görüşmek üzere!

