August 2011
6 posts
1 tag
1 tag
1 tag
1 tag
1 tag
1 tag
March 2011
3 posts
1 tag
1 tag
1 tag
February 2011
3 posts
2 tags
2 tags
2 tags
November 2010
1 post
Merhaba ben Arman ve bu da bazen kahvenin dozunu aştığım zamanlardaki halim. Gerçi her şekilde, sabahları kahve içmeden önceki halime yeğdir.
October 2010
1 post
1 tag
Günaydın Şarkıları 2
Evet, (maalesef ki) aradaki okyanus yüzünden, Günaydın Şarkıları serisine (ne mutlu ki) devam ediyoruz. Sabahlarını güzel müzikler eşliğinde şenlendirmek veya bu müzikleri sevdiğine— günaydınlar niyetine—dinletmek isteyenler şuraya tıklayarak işe başlayabilirler tabii ki: http://8tracks.com/armish.
September 2010
3 posts
1 tag
Üniversitelerin Akademik Yüzleri
Geçenlerde Nature’daki “Making the Cut” adlı, NIH’in destek verilecek projeleri seçme sürecinden bahseden makaleyi okurken, acaba Türkiye’deki—Ali Nesin’in Matematik Köyü macerasının dışındaki—durumlar ne şekilde diye merak ettim ve kendimi bir anda TÜBİTAK ve YÖK‘ün istatistik sayfalarının içinde buluverdim. Bahsi geçen makaledeki grafik...
1 tag
1 tag
Bir Yansımasız'ın Günlüğünden
(PDF)
Geçen hafta başıma hiç beklemediğim bir şey geldi: öyle bir insan grubuyla karşılaştım ki, şu yaşıma kadar bildiğim ve inandığım neredeyse her şey bir anda yerle bir oluverdi. O zamandan bu yana öğrendiğim yeni şeyler sayesinde, bu tarz farklı bir günlük yazısı yazabiliyorum bu deftere; aslına bakarsanız zihnimde daha yeni yer etmeye başlayan tanımlar olmasa, başıma gelenleri, içinde...
August 2010
5 posts
1 tag
cemrerorero-deactivated20110804 asked: uzun zamandır aklıma takılan soruyu sana/size de sormak istedm ben. sabretmeli mi yoksa anı mı yaşamalı?
1 tag
1 tag
July 2010
1 post
1 tag
Tumblr ve insanları
Tumblr’a üye olup da ciddi ciddi insan takip etmeye başlayalı bir yıl olmuş. İlk başlarda bayağı yabancı ülkeden insan takip ediyorduysam da, sonradan Tumblr üzerindeki Türk topluluğundan daha çok keyif aldığımı fark edip, takip ettiğim insanları buna göre seçmeye başladım. Öyle böyle derken ~600 insanı takip eder olmuşum, ~500 insan kadar da beni takip eder olmuş. Hey gidi hey…
Bana...
June 2010
3 posts
1 tag
Günaydın Şarkıları
Müzik, benim için en az koku kadar önemli bir hafıza çağırıcı. Nasıl ki alınan bir koku insanda nostaljik duygular çağrıştırabiliyorsa, çok benzer şekilde dinlediğim müzikler de bende aynı ve de kuvvetli etkiyi yaratabiliyor. Bazı şarkılar var mesela hayatımın dönüm noktalarını hatırlatan, ya da diğer bazı şarkılar var ki sabah kalkıp da kahvemi koyarken (ne kadar kötü bir durumda olursam olayım)...
2 tags
1 tag
…
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
...
– Nazım Hikmet Ran
May 2010
5 posts
4 tags
1 tag
1 tag
1 tag
Uçurum
Küçüğüm. İlkokul bilmem kaç. Rüyalarımı hatırladığım ve bazen de kontrol edebildiğim zamanlar. Bir kütüphanenin önündeyim, bir duvarı boydan boya kaplayan kocaman bir kütüphane. Yan yana sıralanmış kitapların karşısına geçip, ağzımın suları akarak bu manzarayı izlemek en büyük zevklerimden. Yine bir gün izlerken kitapları onlara dokunmadan, üst raflardaki bir kitaba erişmek istiyorum. Ne ismi, ne...
April 2010
8 posts
1 tag
1 tag
1 tag
1 tag
2 tags
2 tags
1 tag
Kitap (bazlı bir yaşam) özeti
Okuma alışkanlığına nispeten geç yaşlarda sahip olabildim. Bir kere, ilk okul sonlarına doğru Thomas Brezina’nın Dört Kafadarlar Takımı’na sarmamla beraber, bu alışkanlığı kazanayazmıştım, ama ne yazık ki sonradan prestijli bir okula girebilmek için sınav odaklı bir yaşayış tarzına geçmemle beraber her şey yalan olmuştu. Çocukluğumun geçtiği Gaziantep’te ne yazık ki doğru düzgün...
1 tag
March 2010
4 posts
1 tag
1 tag
2 tags
yazlıktaki yalnız mutlu ve entel insan →
bir aylığına bu rolü oynadım ben zamanında. bir değişim programı dolayısı ile gittiğim yurt dışından yeni dönmüştüm; birkaç senelik sevgilimle ayrılma noktasındaydık, olası bir yenisi ise başıma fena şekilde bela olmuştu. annemlerle, çocukluğumun geçtiği tatil köyü tarzındaki yazlığımıza (arsuz’a) gitmeye karar vermiştik yazın. çocukluk arkadaşlarım da o sırada orada olmayacaklardı, ben...
Tekrar Tumblr'layabilmek
Birkaç haftadır, evden Tumblr’a girerken sorun yaşıyordum: görseller sinir edici derecede yavaş açılıyorlardı. Google’da biraz arama ile bulduğum birkaç Firefox ince ayarını uygulamayı denedim, olmadı. Acaba ben bir şeyler yaptım da mı bozuldu dedim, temiz bir Firefox profili açtım; yine olmadı. deviantArt’ta da benzer şeyleri zaman zaman yaşadığımdan, sorunu bağlantıya değil de...
February 2010
6 posts
1 tag
1 tag
Seçebilmek ve Esaret
Saat 02:12’yi gösterirken, rutubetli ve karanlık bir mutfakta tepeden sarkan poker lambasının yalnızlığını sadece iki kişi bozuyordu. Çökmüş göz altları, kambur oturuşu, paçavradan giysileri ve dağınık yağlı saçlarıyla oldukça perişan görünen ilk adama bakan birisi onun hemen oracıkta düşüp bayılacağını sanabilirdi; zavallının tekiydi bu adam. Onun karşısında, tahta masanın diğer ucundaki...
Tumblr'layamamak
Pek sevgili Tumblr’cılar,
Nedense, evden Tumblr’a erişim konusunda ciddi hız sıkıntıları yaşıyorum son iki haftadır. Web tarayıcım, çözümlenemeyen alt Tumblr adresleri ve yüklenemeyen görseller ile cebelleşirken, Tumblr’ı takip etmek işkence haline geliyor. En kısa zamanda buna bir çözüm getirip, en bir aktif halime geri döneceğim. Söz.
Şimdilik benden size minik bir özür,
3 tags
1 tag
Yol
Dokuz gündür içerideyim. Gözlerimi açmaya çalışıyorum. Açılmıyorlar. Kulaklarım duyuyor, ama sesler çok uzakta. Dokunabildiğim cisimler anlamsız, rahatsız edici bir şekilde etrafımı çevreliyorlar. Nefes aldığımı hissedemiyorum; damarlarımda gezen oksijen bir başkasına ait sanki. Karnım aç değil; bundan sonra hiç yemesem de sorun olmazmış gibi.
Bu durumdan bir an önce kurtulmam gerekli. Bunun...
3 tags
January 2010
7 posts
Menü
Gaziantep’te eski bir kebapçı. Yukarı katta, ‘loca’ olarak tabir edilen (ama aslında oldukça vasat olan) kısımların birindeki masada bir aile: anne, baba, küçük kız kardeş, amca, babaanne ve genç çocuk. Amca tarafından yenge ve küçük kuzen yoklar o günkü yemekte. Hoş geldin faslından sonra günlük hayat sohbetleri masada süredursun, garson siparişleri aile büyüklerinden başlayarak...